Belleğin Fotoğrafı / Şule Tankut Jobert

Görsel

Bazı kitaplar akıp giden zamanı istediğimiz anda durdurmayı öğretirler bize. Eksikliğini içimizde duyduklarımıza, farkına varmadan aramakta olduklarımıza, sırrına ermeye çalıştıklarımıza ulaşan bir yol gibi; ferah, sakin bir dünyaya açılan bir kapı gibi çıkıverirler karşımıza.

O kitaplarda dinleniriz. O kitaplarda yenileniriz.

İlgimizi çekmeyeceğini düşündüğümüz bir konuda, dahil olmadığımız sınırlı bir hedef kitleye yönelik olarak yazıldığını düşündüğümüz için kapağını açmadıklarımız ya da zamansızlık yüzünden okuyamadıklarımız arasında kaybolup gidebilir bazen bu kitaplar.

Pemra Yüce’nin fotoğrafçılık üzerine, çocuklara yönelik olarak yazdığı “Küçük Fotoğrafçılar” da belleğimde yer edemeden kaybolup gidecekti; dalgınlıkla göz gezdirdiğim sayfalardan birinde şu cümleyle karşılaşmasaydım:

“Açık pencereden giren güneşin hareketli ışınları odayı parıltılı sarı bir renge boyuyor.”

İşte her birimizin kendine özgü bakışında biçimlenen, belleğe kaydedilen görüntüleri bir fotoğraf albümünde somutlaştırmayı, başkalarına görünür kılmayı, paylaşmayı öğretiyor yazar bize.

Belli ki tutkuyla bağlı olduğu, mutlulukla hayatını adadığı, varlığından beslendiği fotoğrafçılığı çocuklara özgü önyargısız, nahif, esprili, sevinç dolu yaklaşımla anlatıyor okuyucuya.

Kelime Yayınları’nın özgün kimliğinin, titiz ve disiplinli çalışma biçiminin izlerini taşıyan bu kitap dilerim ki Küçük Fotoğrafçılar Kulübü’nün maceralarını anlatan bir serinin başlangıcı olur.

Belki Ege bir sonraki kitapta arkadaşlarıyla fotoğrafladığı anların sözcüklere yansıyan edebi izdüşümlerini paylaşır bizimle.

Ne de olsa bir kitabın sayfalarında anlam bulan her görüntünün olduğu gibi, her sözcüğün de yazara özgü bir yankılanışı var kalbimizde!..

Sessiz sakin gökyüzünde belirip de dünyayı aydınlatan güneşin değerini pek bilmeyiz biz. Belki biz çaba göstermeden, o her sabah kendiliğinden, şikayetsiz doğduğu için. Belki de ömrümüzün hiç bitmeyeceğini, güneşli sabahların tükenmeyeceğini zannettiğimizden.

Pemra Yüce, güneşin hareketli ışınlarıyla parıltılı sarı bir renge boyadığı odaları bir fotoğraf karesinde ölümsüzleştirmeyi öğretiyor çocuklara.

Yalnız çocuklara mı? Teknik ayrıntılardan sıkılan, bir alana özgü dili çözmekte zorlanan yetişkinlere de sesleniyor.

Geçmişte biz farkında olmadan belleğimizin fotoğrafladığı ne çok anı var!.. Hani ölüm anında bir film şeridi gibi gözümüzün önünden geçeceği söylenenler!..

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s