GÜNDE ON BEŞ DAKİKA OKUMAK İYİ GELİR- Özlem Tokman

blog pictureGünlük okuma rutininin beyin fonksiyonlarını geliştirdiği yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır

Kitapların modası geçiyor mu?

Yapılan pek çok çalışma okumanın genel olarak insana iyi gelen bir faaliyet olduğunu kanıtlamıştır. Ancak her geçen gün daha az kitap okunan dünyamızda bu iyiliğin yerine ne koyacağımız gerçekten biliyor muyuz? Telefonlarımızda oynadığımız oyunlar, sosyal medya üzerinden yapılan bir paragraflık kısa paylaşımlar, belki gazete başlıkları ve bir iki makale…Elimize basılı bir metin alıp baştan sona ne zaman okuduk acaba? Teknolojiyi daha geriden takip eden biz yetişkinler bile bırakın bir kitabı okuyup bitirmeyi, bir metni baştan sona okuyup tamamlamakta zorlanırken, sürekli yenilenen iletişim teknolojisinin araçlarıyla içli dışlı yaşayan çocuklarımızın durumu ne olacak?

Fiziksel zindelik için uyguladığımız egzersiz programları gibi günlük okuma alışkanlığı da zihinsel zindelik sağlar.

a-kid-readingOkumaya nereden başlamalı?

İki yıl kadar önce psikologlar tarafından yapılan bir araştırmada, roman okumanın okuyucuların diğer insanlarla empati kurmasını ve onların duygularını anlamalarını kolaylaştırdığı saptanmış. Çok satan, popüler kitaplar bile aynı işlevi görebiliyormuş. Atlanta’daki Emory Üniversitesi’nde geçen yıl yapılan bir diğer araştırmada da, Robert Harris’in 300 sayfalık Pompei romanını okuyan deney grubundaki öğrencilerin dil öğrenme kabiliyetiyle bağlantılı beyin fonksiyonlarında gözle görülür bir artış tespit edilmiş.

Kitap okurken seçici olmak, edebi değeri yüksek şeyler okumak tabii ki önemli. Tarihi bir romanla, yirmi kitaplık bir macera serisi arasında büyük fark olduğunu kabul etmek lazım. Fakat kitap okumaktan hâlihazırda zaten kaçınan bir kişiye sırf edebi değeri yüksek diye henüz hazır olmadığı seviyedeki kitapları dayatmak da doğru değil.  Çok satan macera serileri, polisiyeler, fantastik kurgular, okumaya başlamaktan korkan çocuklar, gençler ve yetişkinler için çok iyi bir ilk adım olabilir.

Okumaya başlamak için karşımıza hayallerimizdeki kitabın çıkmasını beklemeye hiç gerek yok. Tıpkı fiziksel egzersiz alışkanlığı gibi okuma alışkanlığı da zamanla ve emekle gelişiyor. Nasıl spor yapmaya başlarken günde on beş dakika yürümek bile yeterliyse, okumaya başlarken de on beş dakika yeter ve yetmeli. Uzun vadeli, ürkütücü hedefler koymadan yola çıkmak en doğrusu. Amaç beyin fonksiyonlarımızı ve zihnimizdeki kalıpları değiştirmekse, önce bu konu ele alınmalı.

Okullarda, kitaplardan köşe bucak kaçan çocuklara haftalık 100-200 sayfalık okuma hedefleri, daha doğrusu ödevleri dayatmak aslında o çocukların ileride ellerine kitap almamalarını garanti altına alan bir yaklaşım. Ayrıca ilk zamanlarda çocuklara seçme şansı tanımak lazım. Ne istiyorlarsa onu okumaları konusunda sunulacak bir özgürlük en azından kitaplardan nefret etmelerini engelleyecektir. Macera kitabı, karikatür, spor dergisi ve aklımıza gelebilecek daha bir çok seçenek var. Doğru bir yaklaşımla tüm çocukların kitapları ve okumayı seveceğine gönülden inanmak lazım. Kitap okumaya Açlık Oyunları, Harry Potter ya da Saftirik serisiyle başlamakta bana göre utanılacak bir şey yok. Asıl önemli olan ne okunduğundan ziyade, alışkanlık yaratmak. Beyin fonksiyonlarını değiştirip alışkanlık yarattığımız anda daha derinlikli edebiyat ürünlerini okumak ve okutmak kolaylaşacak, hatta kendiliğinden bir süreç haline gelecektir. Yüzmeye yeni başlayan çocuğumuzu nasıl kaldırıp suyun içine atmıyorsak, okuma alışkanlığı kazanmaya çalışan çocuklarımızı da sonsuz bir kelimeler denizinin içine atmayalım. Aşama aşama, önce nefes almayı, sonra suyun üstünde kalmayı, bir sonraki aşamada kulaç atmayı, fakat en son noktada süratle yüzmeyi öğretelim. Gerçekçi beklentilerle yola çıkmamız durumunda, her çocuktan bir kitap kurdu yaratamasak da en azından kitaplara tamamen yabancı bir biçimde büyümelerini engelleyebiliriz.

Tavsiyeler:

  • Haftada üç gün, on beşer dakikadan, toplam kırk beş dakika okuma yapma hedefi koyun.
  • Akşam uykudan önce televizyonu kapatın, akıllı telefonları, tablet bilgisayarları kolay ulaşamayacağınız, gözden uzak bir yere koyun.
  • Mümkünse bir okuma lambası edinin. Güçlü ışık veren tavan aydınlatmalarını azaltıp, yumuşak, sarı bir ışık altında sessizce okuma yapın. İsterseniz okurken alçak tonda müzik de dinleyin.
  • Bu egzersizi yalnız ya da çocuğunuzla birlikte yapın. Ona kendi kitabını seçme hakkı tanıyın. Dayatıcı olmayın.
  • Birkaç hafta sonunda değişimi gözlemleyin.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s