ERGENLİK SANCILARI VE MIRJAM PRESSLER – Sanem Erdem

mirjam-pressler profil

Ergenlik çağı, çoğu insanın geçirdiği en zorlu dönemlerden biridir. Duygusal hassasiyet, özgüvensizlik ve büyüme sancıları yaşamadan bu dönemi atlatabilen var mıdır, bilmiyorum. Genç bireyin, içinde kopan bu fırtınaları atlatmaya çalışırken rahat bir ortama, anlayışlı bir çevreye sahip olması onun için büyük bir şanstır. Herkes şanslı olamaz tabii; aileler her zaman sabır göstermeyebilir, benzer sorunları yaşayan arkadaşlar bile bazen anlayışsız davranabilir. Küçük yaşta, üstelik bu zorlu dönemde yaşanan değişiklikler ve alınan sorumluluklar, çocukluk ile yetişkinlik arasında kalan genç bireylerin taşıması gereken fazladan bir yüktür adeta.

Mirjam Pressler de şimdilerde genç yetişkin diye adlandırılan ergenlere hitap eder romanlarında. Büyümenin neden olduğu fiziksel ve ruhsal sancılar yetmezmiş gibi, sorunlu aileler içine doğan ve bu yüzden küçük yaşlarında büyük sorumluluklar üstlenmek zorunda kalan çocukları anlatır. Samimi ve sade bir anlatımı, kendisinin de kolay bir yaşam geçirmemiş olması nedeniyle sahip olduğu empati yeteneğiyle birleştirmesi, Pressler’in sık sık ödüllendirilmesini haklı çıkarmaktadır.

 

Mirjampressler

İlk romanı Acı Çikolata’nın kahramanı Eva, otoriter ve kontrolcü bir evde büyüyen kilolu bir genç kızdır ve kiloları yüzünden özgüvensizlik sorunu yaşamaktadır. İlk olarak 1980 yılında yayımlanmış olmasına rağmen bu romanın ele aldığı meselelerin eskisinden daha da şiddetli biçimde geçerli olduğunu söyleyebiliriz.

Haydi, Konuş Artık! adlı romanında ise ana karakter Karin’in daha büyük sıkıntıları vardır. Bekâr bir annenin iki çocuğundan en büyüğü olarak, küçük kardeşine bakma görevi onun üzerindedir. Kardeşini çok sevse de onca sorumluluğun altından kalkamaz ve hastalanır. Ergenliğin getirdiği fiziksel ve ruhsal değişikliklerin ağır yüküyle içine kapanması, kimseyle, hatta annesiyle bile iletişim kuramaması sebep olmuştur hastalanmasına. Sorunlarını ancak konuşarak çözebileceğini zamanla anlayacaktır.

Mucize Torbaları’nda da, taşınıp yeni bir hayata başlama – belki de büyüyüp yetişkin olma- fikrine karşı çıkan 11 yaşındaki Samuel’i görürüz. Çocukluğunun son demlerinin tadını çıkaracakken, annesinin evi bir süreliğine terk edip bütün işleri Samuel, ablası ve babasına bırakmasıyla yetişkinlerin alması gereken sorumluluklarla tanışır. Ağır sorumluluklar değildir bunlar, ama Samuel’i olgunlaştıracak kadar etkilidir.

Mirjam Pressler’ın yazın yaşamı sadece romanlarla sınırlı değildir. İbranice, Flemenkçe ve İngilizce’nin de aralarında olduğu çeşitli dillerden kitap çevirileri de yapmaktadır. Anne Frank’in günlüğünü Almanca’ya çevirmesinin ardından, Anne Frank hakkında bir biyografi kaleme almıştır.

Bütün bu nedenlerden ötürü, Mirjam Pressler’in romanları ergenlik çağının karın ağrılarından mustarip gençlere “bu da geçer” diyen birer kılavuz kitap olmanın yanında, gerçek birer edebiyat eseridir.

Yazarın Kelime Yayınları’ndaki kitapları için tıklayın.

 

©Bu yazının tüm hakları, Fikir ve Sanat Eserleri Yasası gereğince yazarına aittir. Kaynak gösterilerek tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yazarın yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz.

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s