Aylar: Şubat 2016

DİSİPLİN: AMA NASIL? ÇOCUKLARDA OLUMLU DAVRANIŞ GELİŞTİRMENİN YEDİ YOLU – Özlem Tokman

in-the-park-1393244-639x766

Her birimiz çocuklarımızı terbiye etmek ve gösterdikleri olumlu davranışları artırmak için içtenlikli bir çaba gösteriyoruz. Fakat çoğu durumda disiplini bilimsel bir konu değil de kişisel bir çaba olarak görüyoruz. Dolayısıyla her ailenin disiplin prensipleri birbirinden farklı oluyor. Hâlbuki disiplinin de kulak ardı etmememiz gereken bazı genel geçer kuralları var.  Çünkü el yordamıyla koyduğumuz, tutarlılık göstermeyen kurallar çocuklarımızla olan ilişkimize yarar sağlamaktan çok zarar veriyor.

İşe disiplinin ne olmadığını tanımlamakla başlamak istiyorum. Çoğumuzun düşündüğünün aksine, disiplin sadece çocuklardaki olumsuz davranışların önünü kesmek ya da sayısını azaltmaktan ibaret değil. Olumsuz davranışları azaltmak kadar olumlu davranışları artırmak da önemli. Olumsuz davranışları engellerken yerine yeni, olumlu davranışlar koymasını da öğrenmemiz gerekiyor.

Disiplin kelimesinin kökünü oluşturan Latince disciplina, öğrenmek ve öğretmek demek. Yani öğreterek, öğrenerek olumlu davranışların yerleşmesini sağlamak. Disiplinin kökeninde ceza vermek ya da olumsuz davranışları yasaklamak yok. Oysa disiplin kelimesini duyduğumuzda aklımıza gelen ilk şey cezalar ve yasaklar oluyor. Disiplinin bu şekilde algılanması, aslında askeri disiplin anlayışının bir yansımasıdır. Askeri disiplinde, bir grup insanın sorgulamadan, önceden belirlenmiş kurallara uyması sağlanır ve uyum gösteremeyenler cezalandırılır. Bu, sınırları oldukça katı biçimde belirlenmiş bir disiplin anlayışıdır.

Oysa disiplin, sevgiyle, şefkatle ve anlayışla da uygulanabilir. Disiplin ve sevgi, disiplin ve anlayış birbirini dışlayan kavramlar olmak zorunda değil. Çünkü etkili disipline giden yol sadece ceza vermekten değil, olumlu davranışlar geliştirerek olumsuzları kademeli olarak ortadan kaldırmaktan geçiyor.

Okumaya devam et “DİSİPLİN: AMA NASIL? ÇOCUKLARDA OLUMLU DAVRANIŞ GELİŞTİRMENİN YEDİ YOLU – Özlem Tokman”

Reklamlar

EDEBİYATTAKİ GÜÇLÜ KIZ ÇOCUKLARI: ÇALISÜPÜRGESİ – Sanem Erdem

sabinebanenr

Küçükken siz de koltuk minderlerinden kendinize ev veya kale yapar mıydınız? Ben yapardım, ama benim yaptığım şey daha çok hareketli bir ev, yani karavandı. Oyuncaklarımı yanıma alıp dünyayı gezdiğimi hayal ederdim. Gezilerimde yetişkinlere yer yoktu, kendi gözüyle dünyayı anlamaya çalışan bir çocuktum sadece. Bu yüzden seyahat eden çocuklarla ilgili kitapları ilgiyle okur, çizgi filmleri merakla seyrederdim.

Bir de yalnız, daha doğrusu başlarında yetişkinler olmadan yaşayan çocuklar ilgimi çekerdi. Pippi Uzunçorap mesela, kendi evinde kuralsız programsız yaşayan küçük bir kız çocuğuydu. Ama bir süper kahraman kadar güçlüydü o, kendisinden kat kat büyük, iri cüsseli adamları kolayca alt edebilirdi. Yalnız yaşayan herkes için faydalı bir beceriydi bu.

Okumaya devam et “EDEBİYATTAKİ GÜÇLÜ KIZ ÇOCUKLARI: ÇALISÜPÜRGESİ – Sanem Erdem”

ÇOCUKLARIMIZA HAYATTAN ZEVK ALMAYI ÖĞRETMEK – Özlem Tokman

a-girl-with-a-pink-kite-1245909-640x960

Eğitim, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gereken bir konu. Eğitimi akademik başarı odaklı hâle getirdiğimiz zaman, çocuklarımıza öğretebileceğimiz şeylerin sayısını fark etmeden kısıtlamış oluyoruz. Matematik, fen, tarih, Türkçe, yabancı dil gibi konular eğitimin büyük bir parçasını oluştursa da, artık eğitimin sadece bu derslerden ibaret olmadığı biliniyor. Bu nedenledir ki çocuklarımızın bir müzik aleti çalmasını, resim yapmasını ya da spor faaliyetlerine katılmalarını destekliyoruz. Çünkü bu tür spor ve sanat faaliyetleri, sürekli çalışan zihnimizi dinlendirip yeniliyor. Düşüncelerimizin daha berrak ve saf olmasını sağlıyor.

Çocuklar ve gençler bir şeyler öğrenirken, bir yandan da kendilerini tanımayı, bu dünyadaki varlık nedenlerini anlamayı, hayatın zorluklarla beraber zevkleri de beraberinde getiren bir süreç olduğunu kavramayı istiyorlar. Hayatı, bir adım öne geçmek için mücadele verdiğimiz bir yarış gibi sunmak çocuklara akademik başarı getirse de, uzun vadede mutluluk ve huzur getirmiyor.

Okumaya devam et “ÇOCUKLARIMIZA HAYATTAN ZEVK ALMAYI ÖĞRETMEK – Özlem Tokman”