ÇOCUKLARIMIZA HAYATTAN ZEVK ALMAYI ÖĞRETMEK – Özlem Tokman

a-girl-with-a-pink-kite-1245909-640x960

Eğitim, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gereken bir konu. Eğitimi akademik başarı odaklı hâle getirdiğimiz zaman, çocuklarımıza öğretebileceğimiz şeylerin sayısını fark etmeden kısıtlamış oluyoruz. Matematik, fen, tarih, Türkçe, yabancı dil gibi konular eğitimin büyük bir parçasını oluştursa da, artık eğitimin sadece bu derslerden ibaret olmadığı biliniyor. Bu nedenledir ki çocuklarımızın bir müzik aleti çalmasını, resim yapmasını ya da spor faaliyetlerine katılmalarını destekliyoruz. Çünkü bu tür spor ve sanat faaliyetleri, sürekli çalışan zihnimizi dinlendirip yeniliyor. Düşüncelerimizin daha berrak ve saf olmasını sağlıyor.

Çocuklar ve gençler bir şeyler öğrenirken, bir yandan da kendilerini tanımayı, bu dünyadaki varlık nedenlerini anlamayı, hayatın zorluklarla beraber zevkleri de beraberinde getiren bir süreç olduğunu kavramayı istiyorlar. Hayatı, bir adım öne geçmek için mücadele verdiğimiz bir yarış gibi sunmak çocuklara akademik başarı getirse de, uzun vadede mutluluk ve huzur getirmiyor.

Geçen günlerde Fransız ailelerinin çocuk eğitimine ilişkin davranış kalıplarını inceleyen bir makale[1] okudum. Makalenin ana teması Fransız çocuklarının hayattan zevk almayı nasıl öğrendikleriydi. Paris’te sekiz ay boyunca yürütülen çalışmanın sonuçlarına göre Fransız aileler, daha küçük yaşlardan çocukların farklı lezzetleri tadarak bir damak tadı geliştirmelerini sağlıyorlarmış. Günün belli saatlerinde sofra kurallarına uyarak ailecek oturup yemek yemek bunun bir parçasıymış. Ayrıca okullarda, iki yaşındaki çocuklara bile öğle yemeğinde ön yemek, ana yemek, peynir tabağı ve meyveden oluşan dörtlü bir öğün servis ediliyormuş. Damak tadını geliştirmenin yanında çocukların duyularını harekete geçirecek, zihinlerini rahatlatıp, duygu durumlarını düzenleyecek başka şeyler de deniyorlarmış. Onlara kitap okumak, masaj yapmak ve müzik dinletmek gibi.

Makalenin yazarı konuştuğu ailelere, çocukların toplum içinde nasıl davranılacağını öğrenmesinin neden önemli olduğunu sorduğunda ise şu cevabı alıyor: Toplum içinde nasıl davranılacağını öğrenirse, çevresine uyum sağlayıp insanlarla daha kolay iletişim kurar. Bu da çocuğuma zevk verir. Yani Fransızlar, sosyal kurallara uymayı bir zorunluluktan çok, yaşamdan zevk almanın bir aracı olarak görüyor.

Araştırmanın diğer ilginç sonuçlarından biri de Fransız annelerin, çocuklara hayatın farklı zevklerini tanıtmanın ve bunlardan tat almayı öğretmenin ergenlik yıllarında onları uyuşturucu gibi kötü alışkanlıklardan uzak tutacağına inanması.

Bu bakımdan Fransız eğitim felsefesinden örnek alınacak şeyler var. Hayattan daha çok haz alan çocuklar yetiştirmek toplumun genel mutluluğuna ve refahına katkıda bulunabilir. Hayattan zevk almayı öğrenerek yetişen çocukların ileride hoşgörülü, kendiyle barışık, sosyal becerileri yüksek ve şiddet eğilimi olmayan yetişkinler olarak karşımıza çıkacaklarına inanıyorum.

yaaay-1428786-640x960

Dik bir tırmanma şeridi gibi görünen hayatta zirveye ulaşmaya çalışırken, etrafımıza bakıp manzaranın tadını çıkarmayı da öğrenmeliyiz. Çünkü zirveye ulaşmak her zaman mümkün değil. Bazen tüm çabalarımıza rağmen hayatta istediğimiz başarıyı elde edemiyoruz. Fakat önemli olan yola çıkmak, en iyiyi yapma cesaretine sahip olmak ve varacağımız noktayı düşünüp stres yaşamak yerine geçtiğimiz yolun tadını çıkarmak. Bu felsefe, kökleri Hindistan’a kadar uzanan ve Budizmin temelini oluşturan farkındalık eğitiminde de yer alır. Farkındalık eğitiminde çocuklara ve yetişkinlere şu öğretilir: Zaman; geçmiş, bugün ve gelecekten oluşan bir bütün gibi görünse de, tek gerçeklik yaşadığımız şu andan ibarettir. Geçmiş geçmiştir, gelecek henüz gelmemiştir. Ama içinde bulunduğumuz an, tüm güzellikleriyle oradadır. Yaşadığın an birazdan geçmiş olacaktır. O yüzden anı iyi yaşa, zevk al ve geçmişinde güzel anıların birikmesini sağla.

Peki bu farkındalığı ve hayattan zevk alma becerisini nasıl edineceğiz ve çocuklarımıza nasıl öğreteceğiz? İşte uygulaması kolay, gündelik birkaç öneri:

  • Nefes almayı öğrenin. Gün içinde nefes aldığımızı sanırken sadece hayatta kalacak kadar havayı ciğerlerimize çekiyoruz. Sabah uyandığınızda, gece yatmadan önce ya da gergin olduğunuz anlarda çocuğunuzla sakin bir yere oturup, ona kadar sayarak derin nefes egzersizi yapın. Zamanımız yok demeyin. On kere derin nefes alıp vermek yarım dakika sürer. Hayattan zevk almak doğru nefesle başlar.
  • Akşam yemeklerini tüm aile bireylerinin bir arada olduğu özel bir toplantı haline getirin. Bakmaktan hoşlanacağınız, basit ama zevkli bir sofra kurun. Sofrada, tattığınız yemeklerden ya da o gün yaşadığınız komik bir olaydan bahsedin. Okuldaki ya da işteki sorumlulukları bir kenara bırakın. Zevk veren, sizi gülümseten konulardan konuşun. Yemek yerken televizyon kapalı olsun, cep telefonlarınız ise ulaşamayacağınız bir yerde bulunsun. Sadece yemeğin tadını çıkarın.
  • Çocuklarınızla deniz kenarında, doğada ya da parklarda yürüyüşe çıkın. Hayatın güzelliklerine şahit olmanın en iyi yolu sakin biçimde yürümek ve doğanın dinginliğini izlemektir.
  • Uykudan önce çocuğunuza kitap okuyun. Daha büyük çocuklara kitap tavsiyelerinde bulunun. Onları eğlendirecek, gülümsetecek, hayatı kavramalarına yardımcı olacak, içinde biraz felsefe barındıran kitaplar seçmelerine yardımcı olun. Zevk almadıkları kitapları zorla okutmayın. Okumak ancak zevk alındığında alışkanlık hâline gelebilir.
  • Müzik dinleyin. İyi müzik seçmeyi bilmiyorsanız bir bilene danışın. Ailecek dinlemekten hoşlandığınız birkaç albümünüz olsun. Bunların çok gürültülü müzikler olmamasına özen gösterin. Rahatlamak ve hayatın zevkli yönlerini hatırlamak istediğinizde bu güzel müzikleri dinleyin.

[1]Bu yazı ilk defa The Conversation isimli web sitesinde yayımlanmıştır. (www.theconversation.com)

Makalenin yazarı Marie-Anne Suizzo, Avustralya’nın Austin kentindekiTeksas Üniversitesi’nde  doçent olarak görev yapmaktadır.

 

©Bu sitede yayımlanan yazıların tüm hakları Kelime Yayınları’na aittir. Yazıların bir bölümü ya da tümü, kaynak gösterilse dahi izinsiz olarak kullanılamaz.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s