ÇOCUKLA KİTAP ARASINDA BAĞ KURMAK, SANATA SANATLA ARACILIK ETMEK – Hafize GÜNER

for-reading-796374_640

Ülkemizde çocuk edebiyatının son yıllarda büyük ivme kazandığını söyleyebiliriz. Artık hem yerli hem de çeviri olarak nitelikli pek çok çocuk kitabı basılıyor; buna paralel olarak da okuma kültürü oluşturulması konusunda aktüel ve akademik yazılar yayınlanıyor, yayınevleri çeşitli konferanslar, çalıştaylar düzenliyor. Çeşitli sitelerde ve anne blogları başta olmak üzere pek çok farklı sanal platformda çocuk kitabı tanıtım yazıları ve kitaplardan yola çıkarak yapılan öğrenme etkinlikleri paylaşılıyor. Tüm bunlar elbette çok kıymetli gelişmeler. Peki, bu gelişmelerin ve üretkenliğin içerisinde, teknolojinin hızla geliştiği ve her geçen gün hayatımızda daha da çok yer ettiği bu çağda çocuğun kitapla bağ kurmasına aracılık eden biz yetişkinler neler yapacağız? Çocukların kitaplarla buluşmasını nasıl sağlayacağız?

Bu konuda ebeveynlere, öğretmenlere, kütüphanecilere, yayınevlerine hatta kitapçılara çok iş düşüyor.  Çocukla kitap arasında bağ kurmada rol alan tüm bu öğelerin öncelikle nitelikli çocuk edebiyatının ne olduğunu iyi kavraması gerekiyor. Çünkü yazımın başında da belirttiğim hızlı değişim, rekabeti ve farklı piyasa koşullarını da beraberinde getiriyor. Maalesef sapla saman birbirine karışıyor. Bununla beraber çocuk için seçilen kitapların çocuğa sunulması da oldukça önemli. Bunun önemini bilen pek çok yayınevi, çocukla kitap arasında bağ kurma rolünü yazarlara ve çeşitli uzmanlara vermeye başladılar. Birçok yazar, interaktif etkinlikler planlar ve uygular oldu. Soru cevaptan öteye gitmeyen söyleşiler artık bir kenara bırakıldı. Son zamanlarda yaratıcı okuma, masal/hikâye anlatıcılığı gibi alanlar öne çıkmaya başladı. Kitabın çocuk okurla buluşması için birçok araç kullanılır oldu. İşte bu araçlardan belki de en güçlüsü oyundur. Bu aracın, bu yöntemin tekniklerini hem ebeveynler, hem eğitimciler hem de yayıncılar bir kez daha düşünmeliler. Çocuk, zaten dinlediği ya da okuduğu kitaptaki karakterleri kendiliğinden zihninde canlandırır, onları konuşturur; kimi zaman onlar olur kimi zaman o karakterler çocuğun oyun arkadaşı olur. Onlar, o karakterler oyun kadar gerçektir. Bir kitabı oyunlaştırmak onu görünür kılar ve karakter gerçek anlamda ete kemiğe bürünür.  Çocuk oyun sırasında karaktere içerden ve dışardan farklı bakış açılarıyla yaklaşarak onunla kurduğu özdeşimi güçlendirir, karakter üzerinden kendini ifade eder. Gelin isterseniz oyunsu süreçleri işin içine katmak konusuna birlikte bir göz atalım.

 

  • Annelerin ve babaların doğru telaffuz, vurgu, tonlama, duraklama ve boğumlamayla bebeklik çağından başlayarak bebeklerine düzenli kitap okumaları ve okurken aynı zamanda kitaptaki karakterleri seslendirmeleri, onların duygularını duyumsatmaları okuma kültürünün adımlarının atıldığı bu ilk dönemde büyük önem taşır. Kitabı bebeğin erişeceği yere koymak, onun günlük rutininin bir parçası yapmak, sadece uyku öncesi değil her an ve her yerde okumak kısacası kitabı oyun ve oyuncak da olduğu gibi çocuğun yaşamının bir parçası hâline getirmek, doğal bir çaba gerekir ve her güzel şey gibi emek ister.
  • Çocuk büyüdükçe okunan kitabı canlandırmak, karakterlerin kuklasını ve maskesini yaparak ya da kostümünü oluşturarak role girmek, kitapta geçen mekânları oluşturarak kitabı oynamak kısacası çocuğun ana dili olan oyunu kullanmak kitapla kurulan iletişimi artıracak ve çocuğun düş ve düşünce dünyasını harekete geçirecektir.
  • Çocuklarla kitaplardan yola çıkarak yapılacak yaratıcı drama, yoga, dans gibi imgelem gücüne ve bedene dayalı etkinlikler ve yine yaratıcılıklarını açığa çıkaracak, el becerilerini geliştirecek diğer sanatsal faaliyetler, çocukların pek çok gelişim alanını desteklerken aynı zamanda da onların kitaptaki konu ve ileti hakkında kafa yormalarını sağlayacak, kitabı dilsel ve görsel metinle buluşturacaktır. Böylelikle çocuklar her oyunsal süreçte yeni bir yazar ve çizer ile tanışacaklardır. Çocuklar ancak eğledikleri ve eğlendikleri sürece öğrenirler.
  • İlkokul çağlarında ise okumayı öğrenmesiyle yapılacak yaratıcı okuma çalışmaları onların eleştirel düşünme becerilerini arttıracak ve okuma kültürü kazanmada önemli katkılar sunacaktır.
  • Anaokulu ve ilkokul çağından başlayarak çocuğun çocuk edebiyatından yola çıkarak hazırlanmış sanat yapıtlarıyla buluşması da çok değerlidir. Sinema ve tiyatroya uyarlanmış çocuk kitapları çocuğa farklı bir estetik algı kazandırırken aynı zamanda da onu kitaplara da yaklaştıracaktır. Çocuklar doğaları gereği eğlenmek ve gülmek isterler, aslında bu hepimiz için öyledir. Ancak çocuk dünyasında duyular ve duygular daha ön plandadır. Kitaptan yola çıkarak hazırlanan tiyatro oyunu sayesinde çocuk kitabın karakteriyle canlı olarak yüz yüze gelip tanışırken aynı zamanda heyecanlanır, kızar, duygulanır ve haz alır. İşte aldığı bu haz onu seyrettiği kahramana yaklaştırır. Kitap adeta üç boyutlu olarak onun karşısındadır ve farklı görsel imajlar çocuğu kuşatır. Müzik, ses, ışık ve dekor ile kitap gerçek olmuştur. Çocuk için oyun gerçektir. Dilerse o anda hoşlanmadıklarına itiraz edebilir, sevdiği şeyi söyleyebilir. Böylelikle kendini ifade etme özgürlüğünü yaşar, kitaba (aslında yaşama) dair soru sormaya ve sorgulamaya başlar. Tüm bunların yanında tiyatro, edebiyattan farklı olarak sosyal bir etkinlik olduğu için tüm duygularını arkadaşıyla paylaşır ve düşünceleri farklı bir boyuta ulaşır. Seyrettiği daha önce okuduğu bir kitap ise farklı bir sanat aracılığıyla onun yorumlanması yoluyla farklı bakış açıları kazanır. Eğer ilk defa tiyatro aracılığıyla o kitapla tanışıyorsa kitaptaki olaylar üzerine düşünmeye başlayacak, merak duyarak çocuk okurla kitap arasında iletişimi kurulacaktır.

 

IMG_3222

Klasik masallarının tiyatroya uyarlanması sık karşılaştığımız bir durum ancak çağdaş çocuk edebiyatının tiyatro aracılığıyla çocukla buluştuğu çok ender hatta ülkemiz için görülen bir şey değil. Bu nedenle bu sene 10. yılını kutlayan Kelime Yayınları’nın 3 yıl önce kendi bünyesinde kurduğu Kelime Çocuk Oyunları Atölyesi, çocuğun kitapla buluşması, sanata sanatın aracılık etmesi acısından çok önemli. Atölye, minimal bir tiyatro anlayışıyla çocuk okuru kitaplarının kahramanlarıyla tanıştırıp onları kitaplarındaki durumlar ve olaylar hakkında düşünmeye davet ediyor. Çevirmen, editör, tiyatro pedagogu, oyuncu, yönetmen, müzisyen, dekor -kostüm tasarımcısı ve görsel tasarımcıdan oluşan bir ekip 30 – 40 dakikalık mini bir oyun için çalışıyor. Bugüne kadar dünyada pek çok dile çevrilmiş olan ünlü Amerikalı yazar Arnold Lobel’in Kurbağa ve Murbağa adlı serisinden iki oyun, çocuk edebiyatına kült eserler kazandıran Alman yazar Janosch’un Haydi Gel Hazine Bulalım adlı kitabını ve yine dünyaca ünlü ancak ülkemizde çocuk okurun çok tanımadığı müthiş dadı Mary Poppins serisini oyunlaştırdı ve üç yılda yüzlerce seyirciye ulaştı.

Bu ve bunun gibi oluşumların sayısının artması ve çocuklarımızın sanatla iç içe büyümesi dileğimle.

 

©Bu sitede yayımlanan yazıların tüm hakları Kelime Yayınları’na aittir. Yazıların bir bölümü ya da tümü, kaynak gösterilse dahi izinsiz olarak kullanılamaz.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s