Aylar: Mayıs 2016

EĞİTİMDE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI MÜMKÜN MÜ?-Özlem Tokman*

children-286239_640

Yeni bir eğitim anlayışının mümkün olup olmadığı son zamanlarda sıkça tartışılan bir konu. Bu meselenin günden güne daha da önemli hâle gelmesi geleneksel eğitimin, ailelerin ve öğrencilerin karşılaştığı sorunlara cevap verememesinden kaynaklanıyor.

Eğitimde reform alanında öncü bir ülke olan ve tüm dünyaya, başarılı yerel eğitim sistemiyle örnek teşkil eden Finlandiya’dan bu konuda öğreneceğimiz pek çok şey var. Okul reformu alanında çalışan Finlandiyalı eğitim uzmanı Pasi Sahlberg, şu anda dünyada 75 milyon gencin işsiz olduğuna ve bu gençlerin muhtemelen hiçbir zaman iş bulamayacağına dikkat çekiyor.

Sahlberg, giderek ağırlaşan bu sorunun benimsediğimiz geleneksel bakış açısıyla çözümlenemeyeceğini söylüyor. Bizler, anne-babalar ve eğitmenler olarak başka bir kuşağın, bambaşka bir bakış açısının ürünüyüz. Sahlberg’e göre bizler, eğitim almak istediğimiz alanı seçip üniversiteye giden, diploma alan, sonra bir iş bulup yıllarca aynı işte çalıştıktan sonra emekli olan bir neslin çocuklarıyız. Fakat günümüzde tek bir işte hayat boyu çalışıp emekli olmak büyük bir lüks ve çocuklar bu gerçekliğin farkındalar. Yani gelecek belirsizlikler ve çeşitli zorluklarla dolu. Veliler olarak yapmamız gereken çocuklarımıza bu dikenli yolda ilerlerken hem yardımcı olmak hem de içinde bulundukları koşulları dikkate alarak onlarla empati kurmak.

Sahlberg empati kurmanın anne-babalar için ilk başta çok kolay olmayacağını da belirtiyor. Çünkü empati kurmak demek karşınızdakini anlamak ve aktif bir çabayla ona destek olmak anlamına geliyor. Çocuklarımız, “Neden üniversiteye gitmem gerekiyor?” diye bir soru yönelttiklerinde onları anlayıp bu sorunun temelinde yatan kaygıyı ve farklı bakış açısını görebilmemiz gerekiyor.

Sahlberg’e göre, çocuklarımız kabul edilemez gibi görünen bir soru yönelttiklerinde bile durup onları dinlemeliyiz. “Ben üniversiteye gittim, sen de gideceksin” ya da “Ben okuyamadım ama sen üniversite okuyacaksın” gibi yaklaşımların eğitimde aradığımız reformu getirmesi mümkün değil. Anne ve babalar olarak tüm bu soruları ciddiye almalı, çocuklarımızın isteklerine saygı duymalıyız.

Pasi Sahlberg, gelecekte üniversite diploması sahibi olmanın eskisi kadar önemli olmayacağını da belirtiyor. Üniversiteye gitmemeyi tercih eden gençlerin sayısının artacağını ve bu gençlerin yeteneklerini ve becerilerini kullanarak üniversite mezunlarından daha fazla gelir elde edebilecekleri iş alanları yaratabileceklerini söylüyor.

Okumaya devam et “EĞİTİMDE YENİ BİR BAKIŞ AÇISI MÜMKÜN MÜ?-Özlem Tokman*”

Reklamlar